Ana içeriğe atla

The Angel's Share



Ken Loach ilerlemiş yaşına rağmen her yıla bir film sığdıran, üretken bir yönetmen. Bildiğimiz gibi Loach işçi-alt sınıfın sorunlarıyla ilgilenir. Yeni filmi Angel's Share ile yönetmen yine bildiğimiz sularda geziniyor. Fakat bir iki ufak değişiklikte filminde mevcut. Yönetmen bu sefer herhangi bir sınıfa dahil olamamış, herhangi bir yeteneği bulunmayan ve sabıka kayıtları bir hayli kabarık olan gençlerin hikayesine odaklanıyor. Film açılmasıyla birlikte bu gençlerin hakim karşısında kamu hizmetine yollanmalarını izliyoruz. Filmin ana karakteri Robbie'yi de bu şekilde tanımış oluyoruz. Robbie suç profili oldukça yüksek olan ama aynı zamanda baba olacak bir genç ve bu kriminal hayatını geride bırakmak istiyor. Sosyal görevli Harrie'nin hayatlarına dahil olmasıyla birlikte bu suç profili yüksek gençlerin içlerindeki potansiyellerini ortaya çıkarması için var gücüyle çalışıyor. Harrie'nin filme dahil olması filme Whisky kültürünü de dahil ediyor. Robbie'nin whisky kültürüne dahil olma şekli ise iyi koku alan burnuyla oluyor. Ekibin bir whisky müzayedesinde gerçekleştirecekleri soygunla ise film biranda soygun filmine dönüşüyor. Ken Loach bizi beklenmeyecek şekilde her ne kadar belli bir şablonla da olsa film boyunca şaşırtıyor. Türler arasında geziniyor, komedi dozajını eski filmlerine oranla yüksek tutuyor, gençlerin o eğlenceli aksanlarından bizi mahrum bırakmıyor. Bunları yaparken bildiğimiz Loach çizgisinden de ödün vermiyor. Yine alt sınıftan bir hikaye anlatırken ne kadar suçluda olsa herkesin kendi potansiyelini sergileyebileceği bir şansa ihtiyacı olduğunu açık bir şekilde savunuyor.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Aşk Üzerine; 10 Şarkı, 10 Alıntı, 10 Film,

10 – Lenny Kravitz "I Belong To You"

Alıntı; "Öyleyse onu seviyorsun," dedi, "Ondan korkuyorsun, çünkü o senden güçlü; ondan nefret ediyorsun, çünkü ondan korkuyorsun: Onu seviyorsun, çünkü onu kendi iraden altına alamıyorsun, ona hükmedemiyorsun. Sadece hükmedilemeyenler sevilebilirler." Yevgeny Zamyatin
Film: Lost Highway (1997)
9 - Nick Cave,Kylie Minogue - Where the wild roses grow
Alıntı; Kendi kendime sordum: 'Tüm hüzünlü temalar arasında, insanların evrensel kavrayışına göre en hüzünlü olan hangisidir?' belirgin yanıt 'ölüm' oldu. 'ne zaman?' diye sordum, 'Tüm temaların bu en hüzünlüsü en şiirsel hale gelir?' Daha önce oldukça ayrıntılı bir biçimde açıklamış olduğum gibi, burada da yanıt açıkça ortadadır. 'Güzellikle en yakın biçimde birleştiği zaman.' Şu halde, güzel bir kadının ölümü tartışılmaz bir biçimde dünyanın en şiirsel konusudur." Edgar Allan Poe
Film: Vertigo (1958)
8 - The Smashing Pumpkins - …

Chocolat

Erkan: Yemek filmlerini, seçtiğimiz film için uygun bulduğumuz konseptteki bir mekânda konuşmaya devam ediyoruz. Sıradaki filmimiz Lasse Hallström imzalı 2000 yapımı Chocolat… Chocolat filmi için Samet ile konuştuk. Kendinden biraz bahsedebilir misin?
Samet: Bir senesi mutfak, iki buçuk yılı satış olmak üzere lüks bir çikolata kafe zincirinde toplam üç buçuk yıl kadar çalıştım. Geçtiğimiz mayıs ayında çikolata üzerine uzmanlaşmak için istifa ettim. Önümüzdeki dönemde çikolata eğitimleri alacağım. Şimdilerde sipariş üzerine çikolata yapıyorum ve çevremdeki küçük ölçekli kafelerin çikolata menülerine yiyecek - içecek konusunda danışmanlık veriyorum.

Erkan:  Filme geçmeden önce biraz mekândan bahsetmekte fayda var sanırım. Maia Chocolates 2015 yılında kurulmuş, el yapımı çikolatalar üreten, Çengelköy ve Koşuyolu olmak üzere iki şubesi bulunan bir yer.  Filmdeki çikolatacıyla aynı ismi taşıyor. Çikolata konusunda bol çeşit sunuyorlar ve tasarım, sunum konusunda oldukça zarif bir zevkleri …

Io Sono L'amore - I am Love

Erkan:  Yemek filmlerini, seçtiğimiz film için uygun bulduğumuz konseptteki bir mekânda konuşmaya devam ediyoruz. Bu seriye Ratatuille ve Chef ile başlamıştık, sırada 2009 yapımı “I am Love” orijinal ismiyle “Io sono l'amore” var. Filme geçmeden önce dilersen ilk olarak mekânımız hakkında konuşalım biraz. Neden “Ravouna 1906”?



Canan: 
Ravouna 1906, hem filmi konuşabileceğimiz hem de filmin konseptine uygun bir mekân araştırırken karşıma çıktı. Gurme-blogger arkadaşlarımın paylaşımlarından aşinaydım buraya. I am Love’da ki enfes görüntülerle örtüşebileceğini düşündüm. Ama beklentimin çok çok üzerinde çıktı.
Erkan: 
Art Nouveau tarzındaki binaya baktığınızda etkileniyorsunuz fakat dışarıdan hiç de muhteşem bir İstanbul manzarasına sahipmiş gibi gözükmüyor aslında (Gülüşmeler). 
Filmimiz 2009 yapımı ama ülkemizde 2011 yılında vizyon yüzü görebilmiş. Filmi yeni mi izleme fırsatı buldun yoksa daha önce izlemiş miydin?
Canan: 
Filmi ilk olarak 2011 yılında izledim. Bazı şeyler silikleşmiş ama…