Josh ve Benny Safdie, son yıllarda Amerikan bağımsız sinemasında yalnızca özgün bir üslup kuran yönetmenler değil; izleyiciyi anlatının güvenli mesafesinden sistematik olarak çıkararak gerilimi bir hikâye unsurundan çok fiziksel bir deneyime dönüştüren sinemacılar olarak öne çıkıyor. Yıllar içinde birlikte geliştirdikleri bu sinema dili, karakteri zaman baskısı, mekânsal sıkışma ve ahlaki belirsizlik üzerinden kuran özgün bir anlatı modeli yarattı. Marty Supreme ise bu ortak estetik mirastan doğmasına rağmen, Josh Safdie’nin solo yönetmenlik pratiğine ait bir film olarak öne çıkıyor; film, tanıdık Safdie gerilimini korurken, çatışmayı dış aksiyonun yanında karakterin içsel dengesizliğine kaydırarak tonun yer yer daha kırılgan bir hâl almasına neden oluyor. Film, karakteri, ritmi ve mekânı birbirine öylesine sıkı bir şekilde bağlıyor ki izleyici hem nefes nefese hem de dikkatle takip etmek zorunda kalıyor. Temposu bir dakikalığına bile düşmeyen yapı, Safdie'lerin öncek...
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar