Joachim Trier’in sessiz çöküş anatomisi Oslo, August 31st ilk bakışta bir hikâye anlatmıyor gibi görünür. Daha doğrusu, klasik anlamda bir “hikâye” kurmaz: yükseliş, düşüş, kurtuluş ya da ders yoktur. Sadece bir gün vardır. Ve o günün içinde dolaşan bir insan. Joachim Trier bu filmde en radikal tercihlerini yapar: açıklamayı reddeder, psikolojik nedenleri didiklemez, karakteri “anlaşılır” kılmaya çalışmaz. Anders’in neden bu halde olduğunu öğrenmeyiz. Çünkü film için bu soru zaten ikincildir. Film, bir olay örgüsünün değil, bir vazgeçiş nadasının izini sürer. Anders’in geçmişine dair nedenleri didiklemek yerine, onun şimdisindeki anlam kaybına odaklanır. Film bir açıklama değil, bir eşlik biçimi kurar Anders’in son gününe tanık oluruz. Ama bu tanıklık dışarıdan bir gözlem değildir. Film, izleyiciyi mesafede tutmaz; aksine onunla birlikte yürütür. Şehirde dolaşır, insanları dinler, eski ilişkilerine temas eder. Ama hiçbir an “dramatik patlama”ya dönüşmez. Burada film şunu yapar:...
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar