Yol ile sinema arasında eski bir akrabalık vardır. Biri asfalt üzerinde, diğeri pelikül üzerinde ilerler; ama ikisi de aynı yanılsamayı üretir. Hareket ettikçe değişeceğimiz, mesafe kat ettikçe kendimize yaklaşacağımız düşüncesini. Araba camı bir kadraja, yol ise o kadrajın içinden akan film şeridine dönüşür. Belki de bu yüzden yol filmleri sinemanın en doğal türlerinden biridir. Hareket, keşif ve özgürlük aynı ritmin içine yerleşir. Ama Y Tu Mamá También , tam da bu ritmi hedef alır. Yolun vaat ettiği dönüşümü boşa çıkarır. Julio ile Tenoch’un yolculuğu ilerledikçe ne dünya onlar için açılır ne de onlar dünyaya. Aksine, yol uzadıkça karakterler küçülür; kamera ise onların göremediği bir ülkeye bakmaya başlar. Julio ve Tenoch yola çıktıklarında bir şey arıyorlar sanıyorlar: heyecan, kaçış, beden, dostluk, belki de kendilerini. Oysa film daha ilk dakikalardan itibaren onların aslında hiçbir şeyi “aramadığını”, sadece kendi içlerinde döndüklerini hissettiriyor. Yol onların gözünde bir ge...
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar