My Bloody Valentine 3D, adından da anlaşılacağı gibi asıl iddiasını hikâyesinden değil, üç boyut teknolojisinden alan bir yapım. Ne yazık ki bunun dışında kalan hemen her alanda vasatın ötesine geçemiyor. Zayıf oyunculuklar, tahmin edilebilir senaryo ve klişelerden beslenen bir slasher anlatısı, filmin akılda kalmasını zorlaştırıyor.
Filmin en güçlü yanı ise hiç kuşkusuz 3D kullanımı. Daha önce bu teknolojiyi deneyimlememiş seyirciler için özellikle kazma, silah namlusu ya da üzerinize doğru fırlayan cisimler gibi sahneler eğlenceli bir gösteriye dönüşebiliyor. Ancak filmin en büyük sorunu da tam burada başlıyor.
Yönetmen ve yapımcılar, üç boyut hissini sürekli hatırlatabilmek adına neredeyse her fırsatta nesneleri seyircinin üzerine fırlatmayı tercih ediyor. Bir süre sonra bu tercih şaşırtıcılığını yitiriyor; gerilim yaratması gereken sahneler, fazlasıyla hesaplanmış göründükleri için istemeden komik bir etki bırakıyor. Seyirci, bir sonraki "3D numarasının" ne zaman geleceğini kolayca tahmin edebiliyor.
Sonuç olarak My Bloody Valentine 3D, hikâye anlatmayı ikinci plana itip teknolojik gösteriyi merkeze alan bir film. Oysa üç boyut, anlatıyı güçlendiren bir araç olarak kullanılsaydı çok daha etkili olabilirdi. Buna rağmen B filmi estetiğini sevenler ve 3D efektleri için izlemeyi düşünenler adına eğlenceli vakit geçirtebilecek bir seçenek olmayı başarıyor.
Yorumlar