
Entelköy Efeköy'e Karşı, bir grup şehirli ekolojistin Ege'deki bir köye yerleşerek komün yaşamı kurma hayaliyle başlamasıyla açılıyor. Başlangıçta misafirperverlikle karşılanan bu grup, köye termik santral kurulmasının gündeme gelmesiyle birlikte yerel halkla karşı karşıya geliyor ve film, çevre mücadelesi ile kalkınma söyleminin çatıştığı hareketli bir komediye dönüşüyor.
Yüksel Aksu, mizahı yalnızca güldürmek için değil, ideolojik çatışmaları görünür kılmak için kullanıyor. Film boyunca "enteller" ile "efeler", kentli çevreciler ile köylüler, doğayı koruma arzusu ile ekonomik kaygılar sürekli karşı karşıya geliyor. Yönetmen hiçbir tarafı tamamen masum ya da tamamen suçlu ilan etmiyor; aksine her iki tarafın da önyargılarını ve çelişkilerini mizahın süzgecinden geçiriyor.
Aksu'nun sinemasını önceki filmi Dondurmam Gaymak'tan ayırmak mümkün değil. Burada da profesyonel oyuncuların yanında yerel halkla çalışmayı tercih ediyor. Filmin prolog ve epilogunda doğrudan seyirciye seslenmesi de, onun sinemasını yalnızca hikâye anlatan bir araç değil, düşüncelerini paylaşabileceği bir kürsü olarak gördüğünü hissettiriyor. Bu tercih zaman zaman didaktik bir tona yaklaşsa da filmin samimiyetini artıran önemli unsurlardan biri hâline geliyor.
Elbette filmin önerdiği çözüm tartışmaya açık. Şehirli ekolojistlerle köylülerin ortak yaşamına dair çizdiği tablo, yer yer gerçeklikten uzaklaşan, hatta "burjuva ütopyası" denebilecek kadar romantik bir iyimserlik taşıyor. Toplumsal ve ekonomik çelişkilerin bu kadar kolay aşılabileceği fikri ikna edici görünmeyebilir.
Ancak Entelköy Efeköy'e Karşı'nın değeri, önerdiği çözümden çok sormaya cesaret ettiği sorularda yatıyor. Türkiye sinemasında çevre politikalarını, enerji yatırımlarını ve kırsal yaşamı böylesine doğrudan tartışmaya açan film sayısı oldukça az. Üstelik bunu kuru bir politik söylemle değil, yer yer absürtleşen bir komedi diliyle yapmayı başarıyor.
Belki de bu yüzden film, kusurlarına rağmen dikkate değer. Çünkü Yüksel Aksu, seyircisini rahatsız etmeyi, tartışma yaratmayı ve yaşadığı coğrafyanın güncel meselelerini sinemanın merkezine taşımayı göze alan ender yönetmenlerden biri. Günümüz Türk sinemasında bu kadar açık sözlü ve cesur politik komedilere hâlâ çok sık rastlanmıyor.
Yorumlar