
The Other Boleyn Girl, daha sonra The Tudors ile televizyona da taşınacak olan Henry VIII döneminin en çalkantılı hikâyelerinden birini beyazperdeye uyarlayan bir roman adaptasyonu.
Film, güçlü oyuncu kadrosunun sırtına yaslanarak entrikalar, aşk ve şehvet arasında gidip gelen bir saray dramı kuruyor. Ancak bunu yaparken dönemin siyasal ve tarihsel kırılmalarını büyük ölçüde arka plana itiyor; tarihsel bir anlatı olmaktan çok, kişisel ilişkilerin belirlediği bir melodrama dönüşüyor.
Filmin en çok hoşuma giden yanı ise yönetmenin görsel dili oldu. Özellikle kapılar, koridorlar ve eşikler üzerinden kurduğu kadrajlarla seyirciyi sürekli bir röntgenci konumuna yerleştiriyor. Birçok önemli ana doğrudan tanıklık etmek yerine, sanki sarayın gizli bir köşesinden entrikaları sessizce izliyormuş hissine kapılıyoruz. Bu tercih, filmin anlatamadığı politik derinliği tam olarak telafi edemese de, görsel anlatımına belirgin bir zarafet katıyor.
Bunu Seven Şunu da Sevebilir : Atonement (2007)
Yorumlar