Her ergenin hayatının bir döneminde mutlaka izlemiştir Rambo'yu. Hepimizin hafızasında yayı, bıçağı, bandanası ve tek kişilik ordusuyla yer etmiş bir karakterdir. Sylvester Stallone, Rocky Balboa ile yaptığı karakter diriltme hamlesini bu kez Rambo için de tekrarlıyor. Peki ortaya gerçekten sağlıklı ve masum bir film çıkmış mı?
Filmde, bir grup yardım gönüllüsünün Myanmar'daki askerî cunta tarafından esir alınmasının ardından Rambo'nun ve paralı askerlerden oluşan bir ekibin onları kurtarma operasyonunu izliyoruz.
Filmin en büyük sorunu, Myanmar ordusunu neredeyse tek boyutlu bir kötülük olarak resmetmesi değil; bu kötülüğü, Rambo ve ekibinin uyguladığı çok daha vahşi şiddeti meşrulaştırmak için kullanması. Film, "Onlar insanlık dışı yöntemler kullanıyorsa, biz de onları durdurmak için daha büyük bir şiddet uygulayabiliriz." fikrini sorgulamak yerine adeta yüceltiyor.
Ortaya çıkan tablo son derece tipik bir Amerikan aksiyon anlatısı: Dünyanın herhangi bir köşesindeki zulmü, ancak Amerikan kahramanının uyguladığı daha büyük bir şiddet sona erdirebilir. Böylece film, eleştirdiği vahşetin aynısını yeniden üretirken bunu ahlaki bir üstünlük kisvesi altında sunuyor.
Aksiyon sahneleri teknik olarak etkileyici, efektler ve gore kullanımı da başarılı olabilir; ancak filmin ideolojik zemini, seyir zevkini sürekli tartışmalı hâle getiriyor.
Umarım Sylvester Stallone bir gün bir Rambo filmi daha çeker ve bu kez gerekli temizliği gerçekten doğru adreste yapar.
Yorumlar