
Brian De Palma, son filmi Redacted'da cep telefonları, internet ve televizyon gibi günümüz iletişim araçlarını kullanarak Irak Savaşı sırasında yaşanan bir olay üzerinden gerçekliğin nasıl inşa edildiğine dair çarpıcı bir bakış sunmuştu. Zombi sinemasının kurucu isimlerinden George A. Romero da son filmi Diary of the Dead ile benzer bir anlatım biçimini tercih ediyor.
Romero, önceki zombi filmlerinde tüketim toplumu, bilim etiği, çevre kirliliği ve son döneminde buna eklediği 11 Eylül sonrası paranoyasını merkeze almıştı. Bu kez odağında ise iletişim ve görüntünün kendisi var. Film, Romero'nun çağdaş korku sinemasına yönelik sert bir eleştirisiyle açılıyor. Ardından korku filmi çekmeye çalışan bir grup öğrencinin zombi salgını sırasında hayatta kalma mücadelesini, onların kameralarının kaydettiği görüntüler aracılığıyla izliyoruz.
Usta yönetmen gerilimi adım adım yükseltirken, yaratıcı gore sahneleriyle de sinemasal imzasını bir kez daha ortaya koyuyor. Karakterler zamanla birbirleriyle bile kameralar aracılığıyla iletişim kurmaya başlıyor; böylece izleyici artık gerçekliğin kendisiyle değil, gerçekliğin kaydedilmiş ve yeniden üretilmiş hâliyle muhatap oluyor. Görüntü, yaşanan olayın önüne geçiyor.
Filmin sonunda Romero, zombilerin ortaya çıkış nedenini açıklamayı özellikle reddediyor. Bunun yerine çok daha sarsıcı bir soru yöneltiyor; bütün felaketin ortasında asıl sorgulanması gerekenin insanlık olduğunu hatırlatıyor:
"Kurtarılmaya değer miyiz?"
Siz söyleyin.
Yorumlar