Batman vs Superman

Batman v Superman, adının vaat ettiği rekabeti bir türlü ete kemiğe büründüremeyen; iki ikonik karakter arasındaki çatışmayı çocukça bir düzeyin ötesine taşıyamayan bir film. Batman ile Superman arasında güçlü ve inandırıcı bir gerilim kurulamayınca, seyircinin dikkati kaçınılmaz olarak filmin antagonisti Lex Luthor’a kayıyor.

Ne var ki filme, “Joker vari” bir mizah anlayışıyla entegre edilmeye çalışılan Luthor karakteri, felsefi derinlik açısından aynı başarıyı gösteremiyor. Joker’in kaotik ama tutarlı düşünsel arka planının aksine, Luthor sanki okuldayken tüm felsefe derslerini kırmış; ezber birkaç kavramı büyük laflarla süsleyip tirad diye önümüze koyan acemi bir filozof edasıyla konuşuyor. Bu da karakteri tehditkâr olmaktan çok, yorucu ve yüzeysel kılıyor.

Sonuç olarak film, uzun süresine rağmen bir türlü derinleşemeyen; anlamsız bir karanlığın içine hapsolmuş bir uyarlama olarak karşımıza çıkıyor. Wonder Woman filme dahil olana kadar ne mizah ne de aksiyon anlamında tatmin edici bir ivme yakalanabiliyor.

Daha önce kalabalık süper kahraman kadrosuyla Watchmen gibi oldukça başarılı bir uyarlamaya imza atan Zack Snyder, bu kez aynı hakimiyeti kuramıyor ve sınıfta kalıyor. Yılın şu ana kadarki çizgi roman uyarlamaları içinde kazanan ise; uçarı tarzı, kendini ciddiye almayan mizahı ve enerjik aksiyonuyla kuşkusuz Deadpool oluyor.

Yorumlar