Ana içeriğe atla

The Cabin in The Woods




Christopher Nolan 2010 yılında çektiği Inception ile kendi sinemasının bir alegorisini yapmış ve kendi "film yapım sürecini" yine bir film içerisinde izleyicisine aktarmıştı. TV serisi Buffy'den ve Cloverfield'den tanıdığımız Drew Goddard y
ine Buffy'den takım arkadaşı Joss Whedon ile birlikte senaryosunu yazarak yönetmen koltuğuna da kendisinin geçtiği " The Cabin in the Woods " ile Inception'a benzer bir yol çiziyor. Kabin filmlerini bilirsiniz; Tipik seksi bir sarışın, sporcu, aptal, akademisyen ve bir bakireden oluşan ekibin hafta sonu tatili için gittikleri mecralarda katledilirler. Bu noktada sanırım Wes Craven'in de ismini anmakta fayda var çünkü yönetmen Drew Goddard, Wes Craven kadar türler arasında iyi oynuyor ve klişeleri oldukça doğru zamanlarda ve doğru şekillerde hem kullanıyor hem de ters yüz edebiliyor. Filme tekrar dönecek olursak;

Nolan'ın Inception'da yaptığı gibi tuzaklarla dolu sinema dili biraz espri dozajı yüksek şekilde bu filmde de mevcut. Inception'un karakterlerinin her katmanda işin içinden çıkılmaz bir hale düştükleri gibi; The Cabin in the Woods karakterleri de ölümün ucundan her döndüklerinde farklı bir katmana bulaşıyorlar. Inception'da karşılaşılan gerçeklik problemi ise The Cabin in the Woods karakterleri için klişe ölümlerinin gerekliliği, zorunluluğu ve bunun gerçekleşmemesi durumunda ise neler olabileceği konusunda yüzleşmelerine neden oluyor. 

Drew Goddard - Joss Whedon'dan beklenilecek düzeyde popüler kültür referanslarının bol olduğu bir metin yazmışlar. Türü bir taraftan ti ye alıp bir taraftan da ciddi katkılar sağlıyorlar. Filmin son zamanlarda yapılmış en önemli ve en başarılı korku filmlerinden bir tanesi olduğu ise su götürmez bir gerçek.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Aşk Üzerine; 10 Şarkı, 10 Alıntı, 10 Film,

10 – Lenny Kravitz "I Belong To You"

Alıntı; "Öyleyse onu seviyorsun," dedi, "Ondan korkuyorsun, çünkü o senden güçlü; ondan nefret ediyorsun, çünkü ondan korkuyorsun: Onu seviyorsun, çünkü onu kendi iraden altına alamıyorsun, ona hükmedemiyorsun. Sadece hükmedilemeyenler sevilebilirler." Yevgeny Zamyatin
Film: Lost Highway (1997)
9 - Nick Cave,Kylie Minogue - Where the wild roses grow
Alıntı; Kendi kendime sordum: 'Tüm hüzünlü temalar arasında, insanların evrensel kavrayışına göre en hüzünlü olan hangisidir?' belirgin yanıt 'ölüm' oldu. 'ne zaman?' diye sordum, 'Tüm temaların bu en hüzünlüsü en şiirsel hale gelir?' Daha önce oldukça ayrıntılı bir biçimde açıklamış olduğum gibi, burada da yanıt açıkça ortadadır. 'Güzellikle en yakın biçimde birleştiği zaman.' Şu halde, güzel bir kadının ölümü tartışılmaz bir biçimde dünyanın en şiirsel konusudur." Edgar Allan Poe
Film: Vertigo (1958)
8 - The Smashing Pumpkins - …

Chocolat

Erkan: Yemek filmlerini, seçtiğimiz film için uygun bulduğumuz konseptteki bir mekânda konuşmaya devam ediyoruz. Sıradaki filmimiz Lasse Hallström imzalı 2000 yapımı Chocolat… Chocolat filmi için Samet ile konuştuk. Kendinden biraz bahsedebilir misin?
Samet: Bir senesi mutfak, iki buçuk yılı satış olmak üzere lüks bir çikolata kafe zincirinde toplam üç buçuk yıl kadar çalıştım. Geçtiğimiz mayıs ayında çikolata üzerine uzmanlaşmak için istifa ettim. Önümüzdeki dönemde çikolata eğitimleri alacağım. Şimdilerde sipariş üzerine çikolata yapıyorum ve çevremdeki küçük ölçekli kafelerin çikolata menülerine yiyecek - içecek konusunda danışmanlık veriyorum.

Erkan:  Filme geçmeden önce biraz mekândan bahsetmekte fayda var sanırım. Maia Chocolates 2015 yılında kurulmuş, el yapımı çikolatalar üreten, Çengelköy ve Koşuyolu olmak üzere iki şubesi bulunan bir yer.  Filmdeki çikolatacıyla aynı ismi taşıyor. Çikolata konusunda bol çeşit sunuyorlar ve tasarım, sunum konusunda oldukça zarif bir zevkleri …

Alien Covenant

Maternal kodlarla örülü 1979 yılında çekilen Alien kuşkusuz Bilim Kurgu sinemasının en kusursuz örneklerinden bir tanesiydi. Ridley Scott seriye yıllar sonra 2012 yılında Prometheus'la dönüş yaptı ve devamı niteliğindeki Alien - Covenant'ta yeni vizyon yüzü gördü. İlk filmin maternal dokusu yerine sömürgeleştirme fantezisi gibi paternal bir temayı kullanan bu yeni Alien filmi bununla da yetinmeyip, yine yaratılış gibi paternal temaları arka arkaya patlatarak orjinal filmin canına okuyor. Ortaya Blade Runner soslu(ki bunda varoluş sancısı çeken robotumuzun büyük etkisi var.), şimdiye kadar bilim kurgu sinema tarihi açısından en beceriksiz gemi mürettebatının olduğu ve yer yer Alien'in zekasından bile şüpheye düşeceğiniz garip bir film ortaya çıkmış. Umarım seri daha fazla deforme edilmeden durulur. Keza hayranları için Alien'ı bu şekilde görmek içler açısı bir durum.