
Cowboys & Aliens'ı izlemeye başlamadan önce beklentim, onun District 9 benzeri bir tür filmi olacağı yönündeydi. Neill Blomkamp'ın uzaylı istilasını Güney Afrika'daki apartheid rejiminin güçlü bir alegorisine dönüştürmesi gibi, Jon Favreau'nun da Amerikan tarihinin en büyük travmalarından biri olan Kızılderili soykırımı üzerine benzer bir okuma kuracağını düşünmüştüm. Geriye dönüp baktığımda bunun, Hollywood'un sınırlarını yeterince hesaba katmayan fazlasıyla iyimser bir beklenti olduğunu kabul etmek gerekiyor.
İkinci beklentim ise filmin isminden kaynaklanıyordu. Cowboys & Aliens başlığı, daha ilk anda iki türü birbirine çarpıştıran yaratıcı bir hibrit vaat ediyor. Üstelik kadroda Harrison Ford'un bulunması, ister istemez Indiana Jones'un maceracı ruhunu; Joss Whedon'ın Firefly'da kurduğu o eğlenceli uzay-kovboy estetiğini çağrıştırıyordu. Türlerin birbirine karıştığı, klişelerin yeniden üretildiği değil dönüştürüldüğü keyifli bir macera bekliyordum.
Ne var ki film, bu potansiyelin yanına bile yaklaşamıyor.
En büyük sorun, western ile bilim kurguyu gerçekten sentezlemek yerine onları aynı filmin içine yan yana yerleştirmekle yetinmesi. Western, kendi kuralları içinde işleyen klasik bir western olarak ilerliyor; bilim kurgu ise zamanı geldiğinde devreye girip yine kendi klişelerini yerine getiriyor. Türler birbirlerinin alanına sızmıyor, birbirlerini dönüştürmüyor. Sanki aynı sahneyi paylaşan ama birbirleriyle hiç konuşmayan iki farklı film izliyormuş hissi oluşuyor.
Oysa filmin başlığının vaat ettiği şey tam tersiydi. Bilim kurgu, western mitolojisini dönüştürmeli; western de bilim kurgunun kurallarını yeniden yazmalıydı. Favreau ise iki türü yalnızca yan yana getiriyor, ama aralarında yaratıcı bir kimya kuramıyor. Sonuçta ortaya çıkan yapı, sentez değil; kolaj hissi veriyor.
Üstelik film, bu güvenli tercihini karakterlerinde de sürdürüyor. Kahramanlar, kötü adamlar ve yan karakterler türün en bilindik arketiplerinden öteye geçemiyor. Daniel Craig, Harrison Ford ve Olivia Wilde gibi güçlü isimler ellerindeki malzemenin izin verdiği ölçüde çabalasalar da senaryonun yüzeyselliğini aşamıyorlar.
Bütün bunların sonunda geriye, yönetmeninden senaristlerine ve oyuncu kadrosuna kadar böylesine iddialı bir ekibin neden bu kadar sıradan bir iş ortaya çıkardığı sorusu kalıyor. Cowboys & Aliens kötü bir film olmaktan ziyade, sahip olduğu fikrin ve potansiyelin çok gerisinde kalan bir film. En büyük hayal kırıklığı da tam olarak burada yatıyor: İsmiyle vaat ettiği cesareti, hikâyesinde hiçbir zaman gösteremiyor.
Yorumlar