Conan The Barbarian


Hollywood'un gişede başarı kazanmış filmleri yeniden dolaşıma sokma alışkanlığı bu kez Conan'ı da vuruyor. Ancak aynı yıl izlediğimiz Planet of the Apes, X-Men: First Class, Tron: Legacy ve The Thing gibi yeniden çevrim ya da devam filmleri arasında, klişelerine en fazla teslim olan ve en az yaratıcı fikir barındıran yapım ne yazık ki Conan oluyor.

Robert E. Howard'ın yarattığı karakteri ilk kez beyazperdede Arnold Schwarzenegger canlandırmıştı. Bu yeni uyarlamada ise Conan rolünü, henüz Game of Thrones ile yıldızı parlamaya başlayan Jason Momoa üstleniyor. Fiziksel olarak karaktere oldukça uygun görünmesine rağmen, Momoa'nın performansı Conan'a yeni bir yorum katmayı başaramıyor.

Basit bir intikam öyküsünün ötesine geçemeyen senaryosu, yüzeysel karakterleri, klişe diyalogları ve sıradan aksiyon sahneleriyle Conan, Hollywood'un ticari risk almadan ürettiği standart bir epik aksiyon filmine dönüşüyor. Oysa Robert E. Howard'ın yarattığı Hyboria evreni çok daha karanlık, barbarlığın ve uygarlığın sınırlarını tartışmaya açık zengin bir mitoloji sunuyordu. Film ise bu potansiyeli değerlendirmek yerine yalnızca gösterişe yaslanmayı tercih ediyor.

Hızlı kurgu, neredeyse hiç durmayan ses tasarımı ve dönemin her filme eklenmeye çalışılan 3D modasının da etkisiyle Conan, seyircisini içine çeken bir maceradan çok, yorucu bir görsel gürültüye dönüşüyor.

Yorumlar