
Haruki Murakami'nin aynı adlı romanından uyarlanan Norwegian Wood, kitabın ağır ve içe dönük ritmine kıyasla oldukça hızlı bir açılış yapıyor. Ancak yönetmen Tran Anh Hùng, romanın ruhunu olay örgüsünden çok atmosferi üzerinden yakalamayı tercih ediyor.
Watanabe'nin iki aşk arasında gidip gelen duygusal gelgitleri, cinselliği keşfetmesi ve yetişkinliğe geçiş sancıları; yönetmenin kurduğu büyüleyici kadrajlarla, mevsimlerin ritmine yayılan görsel bir senfoniye dönüşüyor. Doğa yalnızca hikâyenin geçtiği bir mekân değil, karakterlerin ruh hâllerini yansıtan sessiz bir anlatıcı işlevi görüyor.
Murakami'nin yer yer ajitasyona yaklaşan melankolik anlatısı ise Tran Anh Hùng'un elinde daha mesafeli ve soğukkanlı bir dramaya dönüşüyor. Yönetmen, duyguları yüksek sesle anlatmak yerine sessizliklere, bakışlara ve görüntülere bırakmayı tercih ediyor.
Belki bu nedenle Norwegian Wood, romanın birebir sinema karşılığı olmaktan çok, onun melankolisini ve yalnızlığını kendi sinema diliyle yeniden yorumlayan zarif bir uyarlama olarak öne çıkıyor.
Yorumlar