Le Refuge


Her François Ozon filmi öncesinde insanın aklından aynı soru geçiyor: Acaba bu kez tökezleyecek mi? Ancak yönetmenin yıllardır sürdürdüğü istikrarlı filmografisi, sinema adına oldukça özel bir durum oluşturuyor. Ozon, yine kendine özgü anlatım diliyle, ahlak, aile ve bireysel özgürlük üzerine düşündüren bir çalışma ortaya koyuyor.

Mousse karakteri, sevgilisinin aşırı doz nedeniyle hayatını kaybetmesinin ardından büyük bir kararın eşiğinde kalıyor: Karnındaki çocuğu dünyaya getirip getirmemek. Ancak bu karar yalnızca kişisel bir tercih olmaktan çıkıyor; toplumun, ailenin ve çevrenin yarattığı baskılarla birlikte daha karmaşık bir hâle geliyor. Mousse'un kendini yeniden kurma ve geçmişiyle yüzleşme sürecinde ona eşlik eden kişi ise sevgilisinin eşcinsel kardeşi Paul oluyor.

Ozon, Paul karakteri üzerinden toplumun "normal" kabul ettiği ahlaki kalıpları sorguluyor. Filmde heteroseksüel dünyanın temsil ettiği birçok geleneksel değer, aslında bu değerlere sahip çıkan insanların davranışlarıyla çelişirken; toplum tarafından dışarıda bırakılan Paul, anlayışı ve kabul edici tavrıyla Mousse'un hayatında denge kuran bir figüre dönüşüyor.

Ozon'un asıl sorguladığı nokta ise ahlakın kimliklerden değil, bireyin seçimlerinden ve eylemlerinden oluştuğu fikri. Yönetmen, seyirciye ahlaki olanın bir insanın kime aşık olduğu ya da hangi kimliğe sahip olduğu değil; başkalarına nasıl davrandığı ve hangi sorumlulukları üstlendiği üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini hatırlatıyor.

Yorumlar