The Crying Game

Neil Jordan'ın Femme Fatale mitini ters yüz ettiği bir film olarak okunabilecek bu yapım, klasik kara film geleneğinin güçlü ve yönlendirici kadın figürünü sorguluyor. Alıştığımız femme fatale karakterleri, erkekleri arzuları doğrultusunda yönlendiren, kontrolü elinde tutan figürler olarak karşımıza çıkar. Ancak Jordan'ın dünyasında asıl dikkat çeken nokta, kadının gücünden çok erkeğin kendi tutkusu karşısında teslim oluşudur. Filmde bağlanan, değişen ve sevdiği kadın için her şeyi göze alan erkek karakter öne çıkarken; "femme fatale" imgesinin aslında çoğu zaman erkeğin bakışı tarafından yaratılan bir fantezi olduğu ortaya çıkıyor.

Filme eşlik eden Percy Sledge'in When a Man Loves a Woman şarkısı da bu fikri tamamlayan güçlü bir metafora dönüşüyor. Çünkü şarkı yalnızca bir aşk ilanı değil, bir erkeğin sevdiği kadın karşısında nasıl tüm sınırlarını kaybedebileceğinin de ifadesi. Jordan böylece klasik anlatıdaki "tehlikeli kadın" mitini tersine çevirerek, asıl büyünün ve yıkımın çoğu zaman kadından değil, erkeğin kendi arzusundan kaynaklandığını gösteriyor.

Yorumlar