Il y a longtemps que je t'aime

İşlediği suçun cezasını çektikten sonra topluma yeniden tutunmaya çalışan Juliette'in, geçmişinin gerçek yüzü bilinmeden toplum tarafından patolojik bir vakaya dönüştürülmesini anlatan sarsıcı bir başyapıt... Kuşkusuz bunda Juliette'in sessizliğinin de payı vardır; ancak film, sessizliği bir suç ikrarı olarak değil, acının en derin ifade biçimlerinden biri olarak ele alır. Philippe Claudel, yargılamanın çoğu zaman gerçeği bilmeden başladığını, toplumun ise insanları anlamaktan çok etiketlemeye meyilli olduğunu büyük bir incelikle anlatıyor. Filmin asıl gücü de tam burada yatıyor: Bazen bireyin taşıdığı hakikat, toplumun verdiği hükümden çok daha büyüktür. İzleyiciyi kolay cevaplar yerine empatiye davet eden Il y a longtemps que je t'aime, uzun süre zihinden çıkmayan, derin bir vicdan muhasebesine dönüşüyor.


Yorumlar