
Hunger, adını gördüğümüzde ilk anda oyuncu Steve McQueen'i çağrıştırsa da, aslında İngiliz yönetmen Steve McQueen'in ilk uzun metraj filmi. Başrolde ise daha sonra uluslararası ölçekte büyük bir çıkış yapacak olan Michael Fassbender yer alıyor.
Film, IRA üyesi Bobby Sands'in, Kuzey İrlanda'daki Maze Hapishanesi'nde siyasi mahkûm statüsü talebi karşılık bulmayınca arkadaşlarıyla birlikte başlattığı açlık grevini konu alıyor. Ancak McQueen, bu süreci klasik bir biyografi ya da politik dram olarak anlatmıyor; bedenin, acının ve direnişin sinemasını kuruyor.
Yönetmenin en dikkat çekici tercihlerinden biri uzun planları. Özellikle Bobby Sands ile rahip arasında geçen yaklaşık 17 dakikalık kesintisiz diyalog sahnesi, filmin yalnızca anlatısal değil, sinemasal zirvesini de oluşturuyor. McQueen, bu sekans boyunca hiçbir gösterişe başvurmadan iki farklı dünya görüşünü sabırla karşı karşıya getiriyor.
Hunger, fiziksel acıyı sömürmeden ama ondan da kaçmadan anlatabilen ender filmlerden biri. Kir, soğuk, açlık ve bedenin yavaş yavaş tükenişi, uzun sessizlikler ve çarpıcı kadrajlarla seyirciye doğrudan hissettiriliyor. Steve McQueen'in ilk filminde ortaya koyduğu görsel disiplin ve Michael Fassbender'in olağanüstü performansı da Hunger'ı son yılların en etkileyici politik filmlerinden biri hâline getiriyor.
Yorumlar