Terminator : The Sarah Connor Chronicles

Terminator: The Sarah Connor Chronicles, 1984'te başlayan Terminator evrenini televizyona taşısa da, son yılların büyük prodüksiyon dizilerinden farklı bir yerde duruyor. Diziyi izlerken ister istemez filmlerle karşılaştırma yapılıyor ve bu da en büyük handikaplarından biri hâline geliyor. Kendi dramatik yapısını ve karakter gelişimini her zaman güçlü kuramadığı için zaman zaman temposunu kaybediyor. (FBI ajanı James Ellison ise bu konuda dizinin en başarılı karakterlerinden biri.)

Dizinin asıl dikkat çekici yanı ise aksiyonundan çok karakterleri üzerinden yaptığı okumalar. Her ne kadar serinin merkezinde insanlığın geleceğini kurtaracak isim John Connor bulunsa da, dizinin adının The Sarah Connor Chronicles olması tesadüf değil. Anlatının ağırlık merkezi John değil, Sarah Connor.

Sarah Connor için geleceği kurtarmak ile oğlunu korumak aslında aynı şey. Ancak motivasyonunun çıkış noktası büyük idealler değil; annelik içgüdüsü. Sarah'ın savaşçı kimliği de tam burada şekilleniyor. Gelecekten gelen makineler karşısında ayakta kalabilmek için silaha sarılıyor. Üstelik söylediklerinin devlet kurumları tarafından paranoya ya da delilik olarak görülmesi, onu tek başına mücadele etmeye zorluyor. Dizinin çizdiği Sarah Connor portresi, klasik aksiyon kahramanından çok, anneliği üzerinden güç kazanan bir karakter.

Merkezdeki ikinci önemli kadın karakter ise Cameron. Gelecekten gelen bir Terminator olmasına rağmen görevi John'u öldürmek değil, korumak. Cameron bir yandan kusursuz bir savaş makinesi olarak hareket ederken, diğer yandan gündelik hayatın içine karışmaya, lise öğrencisi gibi davranmaya, yemek yapmaya ya da çamaşır asmaktan ibaret görünen toplumsal rolleri öğrenmeye çalışıyor. Dizi burada ilginç bir soru ortaya atıyor: Cameron'ın yaşadığı yabancılaşmanın nedeni bir makine olması mı, yoksa sürekli "kadın" olmaya zorlanması mı?

Bu yönüyle The Sarah Connor Chronicles, bilimkurgu çatısı altında annelik, toplumsal cinsiyet ve kimlik üzerine düşündüren bir anlatı kuruyor. Aksiyon çoğu zaman geri planda kalsa da, Sarah, John ve Cameron arasındaki ilişkinin geçirdiği dönüşüm diziyi ilgi çekici kılan en önemli unsur olarak öne çıkıyor.

Yorumlar