It Follows, Wes Craven ve John Carpenter gibi Amerikan korku sinemasının kurucu figürlerinin mirasını, modern Japon korkusunun tekinsiz atmosferiyle ustalıkla buluşturan son derece özgün bir yapım. Film, klasik “tehdit–kaçış” şemasını doğrudan şoklar ya da ani korku anları üzerinden değil; süreklilik, bekleyiş ve kaçınılmazlık hissi üzerinden inşa eder. Bu yönüyle Japon korku sinemasının görünmeyen ama her an varlığını hissettiren tehdik anlayışını, Amerikan banliyösünün tanıdık ve güvenli görünen mekânlarına taşır.
Korku, burada bireysel bir travmadan çok yapısal bir durum olarak ele alınır. Takip eden varlık ne hızlanır ne de dramatik bir doruk noktası arar; yalnızca yürür. Bu yürüyüş, filmin asıl dehşetini oluşturur. It Follows, korkuyu ani patlamalarla değil, zamanın uzamasıyla üretir. Seyirciyi tehditten kaçmaya değil, onunla aynı mekânda yaşamaya zorlar.
Bu açıdan film, Carpenter’ın mekân kullanımıyla Craven’ın toplumsal alt metinlerini çağrıştırırken, Japon korkusunun varoluşsal huzursuzluğunu da bünyesine katar. Sonuç, ne nostaljik bir pastiş ne de stilize bir korku denemesidir; aksine, türün hafızasını bilen ve onu bugünün kaygılarıyla yeniden kuran bilinçli bir sinemasal öneridir.

Yorumlar