
Yönetmen Seren Yüce’nin Venedik Film Festivali’nde Geleceğin Aslanı ve Antalya Film Festivali’nde En İyi Film ödüllerini kazanan filmi Çoğunluk, adından da anlaşılacağı üzere Türkiye’de iktidarı elinde bulunduran, dünya görüşünü eril otorite, muhafazakâr, milliyetçi ve yer yer faşizan söylemlerle kurmuş bir toplumsal bloğu işaret eder. Film, “çoğunluk” kavramını sayısal bir üstünlükten ziyade, norm koyucu ve sınır çizen bir ideolojik tahakküm alanı olarak ele alır.
Sınırları önceden inşa edilmiş bu dünyada, Doğulu kız arkadaşıyla birlikte bu kapalı devreden sıyrılma emareleri gösteren Mertcan, babanın çizdiği sert çerçevenin dışına çıkamaz ve sonunda bu dünyanın içine geri çekilir. Sürekli çarpıp durduğu bu görünmez sınırlar, annesinin deyimiyle onu “ruhsuz” bir kimliğe büründürür. Mertcan’ın her yöne çekilebilecek, henüz tamamlanmamış kişiliği; Özal dönemi politikalarıyla şekillenen milliyetçi-muhafazakâr kesimin “maddi” dünyasına, filmin finalinde taksicinin omzunda döktüğü son gözyaşlarıyla birlikte teslim edilir.
Yorumlar