Don't Look Now


Kırmızının Anlamı = Don't Look Now...

Geçen yıl büyük bir sürpriz yaparak keyifli, gerilimli ve sürpriz dolu anlar yaşatan In Bruges'ü izlerken aklınıza gelecek ilk filmlerden biri Don't Look Now olur. In Bruges'de Bruges neyse, Don't Look Now için de Venedik odur. Nicolas Roeg'in 1973 tarihli yapımında Venedik, kartpostallardaki romantik yüzünden oldukça uzaktır; dar geçitleri, çıkmaz sokakları ve sisli kanallarıyla karakterlerin kaybolmuş ruh hâlinin bir yansımasına dönüşür.

Filmin başından itibaren izleyiciye yüklenen yoğun imgeler (Öyle ki kırmızı renk filmin sonuna kadar sürekli kadrajın içine yerleştirilerek bir gerilim öğesine dönüşür.) yalnızca bir korku unsuru olmanın ötesinde, final geldiğinde çok daha derin bir anlam kazanır. Kırmızı, aynı zamanda John'un kaybıyla yüzleşemeyişinin, hafızasının ve bilinçaltındaki korkularının da bir yansıması hâline gelir.

Roeg'in ustalığı yalnızca renk kullanımında değil, zaman algısını parçalayışında da kendini gösterir. Filmin açılışında önemsiz gibi duran küçük ayrıntılar, finalden sonra tekrar düşünüldüğünde bambaşka anlamlar kazanır. Bu nedenle Don't Look Now, ikinci izleyişte kendisini yeniden açan nadir filmlerden biridir.

Yönetmenin paralel kurgu ile çektiği, Laura ve John'un bir taraftan seviştikleri bir taraftan giyindikleri sahne ise zamanın akışını, yakınlığı ve gündelik hayatın kırılganlığını anlatış biçimiyle sinema tarihinde eşine az rastlanır bir sekans olarak yerini alır.

Yorumlar