
National Treasure: Book of Secrets ve benim türün en keyifli örneklerinden biri olarak gördüğüm Indiana Jones and the Kingdom of the Crystal Skull'un ardından, yılın üçüncü büyük macera filmi olarak The Mummy: Tomb of the Dragon Emperor karşımıza çıktı.
Bu kez seride iki önemli değişiklik var. İlki oyuncu ve yönetmen kadrosunda yaşanan değişimler. Rachel Weisz'in yerini Maria Bello alırken, yönetmen koltuğu da Stephen Sommers'den Rob Cohen'e geçmiş. İkinci büyük değişiklik ise O'Connell çiftinin artık yetişkin olan oğulları Alex'in hikâyeye dâhil edilmesi.
Ne yazık ki bu değişimlerin hiçbiri filmin lehine işlemiyor. Özellikle Rachel Weisz'in yokluğu, Brendan Fraser ile kurulan kimyayı ciddi biçimde zedeliyor. Fraser da serinin önceki filmlerindeki enerjisinden uzak, oldukça silik bir performans sergiliyor. Alex karakteri beklenen etkiyi yaratamazken, Jet Li gibi önemli bir isim ile John Hannah da hikâyede yeterince değerlendirilemiyor. Oyuncu kadrosu bu kadar güçlü olmasına rağmen film, bu potansiyeli kullanamıyor.
Yönetmen değişikliği de en az oyuncu kadrosundaki değişim kadar hissediliyor. Stephen Sommers'in ilk iki filmde kurduğu macera duygusu, mizah ile fantastik öğeleri harmanlayan ritmi ve türle oynamayı seven yaklaşımı burada büyük ölçüde kaybolmuş durumda. Rob Cohen ise serinin ruhuna yeni bir şey katmak yerine, ilk iki filmin üzerine yaslanan ama onların enerjisini yakalayamayan güvenli bir devam filmi çekmeyi tercih ediyor.
Sonuç olarak The Mummy: Tomb of the Dragon Emperor, serinin önceki filmlerinin eğlenceli ruhunu yakalayamayan, güçlü oyuncu kadrosunu ve ilginç fikrini yeterince değerlendiremeyen vasat bir devam filmi olarak akılda kalıyor.
Yorumlar