

HBO yapımlarının yüksek dozda cinsellik içermesi artık şaşırtıcı değil. Game of Thrones da bu geleneği sürdürüyor. Ancak dizideki cinsellik sahnelerini yalnızca reyting kaygısıyla eklenmiş, hikâyeden bağımsız unsurlar olarak görmek büyük bir haksızlık olur. Bu sahnelerin önemli bir bölümü, karakterlerin psikolojisini ve dizinin politik yapısını görünür kılan dramatik araçlar olarak işlev görüyor.
Game of Thrones'ta iktidar mücadelesi yalnızca savaş meydanlarında ya da saray koridorlarında yaşanmıyor; yatak odaları da en az taht odaları kadar politik mekânlara dönüşüyor. Karakterlerin cinselliği, çoğu zaman onların iktidarla kurdukları ilişkinin bir uzantısı olarak karşımıza çıkıyor.
Bunun en belirgin örneği Lannister Hanesi. Jaime ile Cersei arasındaki ensest ilişki, yalnızca şok etkisi yaratmak için yazılmış bir ayrıntı değil; hanedanın kendi kanını, gücünü ve iktidarını koruma saplantısının en uç tezahürü. Bu sırrı gizlemek uğruna bir çocuğun öldürülmeye çalışılması da, Lannisterların iktidarı korumak için hiçbir ahlaki sınır tanımadığını daha ilk bölümden ortaya koyuyor. Tesadüf değildir ki dizinin en başarılı entrikacıları da yine bu aileden çıkıyor.
Buna karşılık Stark Hanesi, iktidardan çok onur ve dürüstlük üzerine kurulu bir aile yapısı sergiliyor. Ned ve Catelyn Stark'ın evliliği, Westeros'un diğer hanedanlarına kıyasla şaşırtıcı ölçüde geleneksel ve sadık bir ilişki olarak sunuluyor. Bu aile yapısı onların politik tavrıyla da örtüşüyor. Entrikadan uzak durmaları, onları ahlaki açıdan güçlü kılsa da Demir Taht oyununda zayıf bir konuma itiyor. Hatta Ned Stark'ın evlilik dışı doğan oğlu Jon Snow'un "Stark" soyadını bile taşıyamaması, bu muhafazakâr aile anlayışının önemli göstergelerinden biri.
Tahtını kaybetmiş Targaryen Hanesi ise dizinin başında bütünüyle güçsüzdür. Bunun en çarpıcı örneği Daenerys'in Khal Drogo ile kurduğu ilişkidir. İlk bölümlerde bu evlilik, onun iradesinin yok sayıldığı ve adeta bir siyasi pazarlığın parçası hâline geldiği bir ilişki olarak resmedilir. Ancak Daenerys güç kazandıkça aynı ilişkinin dinamiği de değişmeye başlar. Başlangıçta edilgen olan karakter, zamanla kendi iradesini kurar; cinselliği artık boyun eğmenin değil, karşılıklı kabulün ve otoritesinin bir parçasına dönüşür.
Bu dönüşüm yalnızca kişisel değildir; politik bir dönüşümdür. Daenerys'in kazandığı statü, finalde ejderhaların doğuşuyla simgeleşir. Dizinin evreninde ejderha yalnızca fantastik bir yaratık değil, aynı zamanda mutlak gücün sembolüdür. Daenerys'in bedeninden başlayarak inşa edilen iktidarı, sonunda ejderhalar aracılığıyla siyasal bir güce dönüşür.
Bu nedenle Game of Thrones'taki cinsellik sahneleri, çoğu zaman karakterlerin arzu dünyasını anlatmaktan çok, Westeros'taki güç ilişkilerini görünür kılar. Yatak odasında kurulan ilişkiler ile taht odasında verilen kararlar birbirinden bağımsız değildir. Dizinin neredeyse bütün önemli karakterleri için benzer okumalar yapmak mümkündür. Çünkü Westeros'ta cinsellik de tıpkı savaş, diplomasi ve ihanet gibi iktidarın dolaşıma girdiği alanlardan biridir.
İKTİDAR KİRLETİR ...
Yorumlar