
Nuri Bilge Ceylan, Bir Zamanlar Anadolu'da'da Doktor Cemal'i tanıtırken kadraja bilinçli bir ayrıntı yerleştirir. Masasının üzerindeki fotoğraf, W. Eugene Smith'in 1948 tarihli ünlü fotoğraf serisi **"Country Doctor (Bir Kasaba Doktoru)"**ndan bir karedir. Bu küçük görsel gönderme yalnızca Ceylan'ın fotoğrafa duyduğu ilgiyi değil, aynı zamanda Doktor Cemal karakterinin temsil ettiği ideali de ima eder.
Smith'in fotoğraf serisindeki doktor, mesleğini yaşamının merkezine koyan, hastalarının peşinden gece gündüz demeden koşan idealist bir figürdür. Doktor Cemal ise ilk bakışta bu idealin tam karşısında durur. Olaylara mesafeli yaklaşır, duygularını bastırır ve yaşanan trajedilere profesyonel bir soğukkanlılıkla yaklaşmayı tercih eder. Ancak bu mesafe, ilgisizlikten çok, kendi vicdanını korumaya çalışan bir savunma mekanizması gibidir.
Tam bu noktada akla Franz Kafka'nın "Bir Köy Hekimi" öyküsü gelir.
Kafka'nın doktoru, acil bir hastaya yetişebilmek için hizmetçisi Rosa'yı yabancı bir adamla baş başa bırakmak zorunda kalır. Hastasına ulaştığında artık yapılabilecek pek bir şey olmadığını anlar. Asıl yolculuk ise bundan sonra başlar; doktor bütün öykü boyunca hastasını değil, geride bıraktığı Rosa'yı düşünür. Görev ile vicdan arasındaki sıkışmışlık, Kafka'nın doktorunu içten içe tüketir.
Doktor Cemal'in yaşadığı kırılma da buna benzer. Filmin finalindeki otopsi sahnesinden hemen önce, maktulün eşi ve çocuğunu sessizce süzdüğü an, onun da kendi vicdani muhasebesine başladığı andır. Otopsi masasına geldiğinde artık ölümün nedeninden çok, geride kalanların acısıyla ilgilenmektedir. Bu yüzden rapordaki ayrıntılara yaklaşımı, yalnızca tıbbi değil aynı zamanda etik bir tercihe dönüşür. Belki de artık geri dönüşü olmayan bir ölümü bütün çıplaklığıyla kayıt altına almak yerine, yaşayanların yükünü biraz olsun hafifletmeyi seçer.
İşte bu nedenle masanın üzerindeki W. Eugene Smith fotoğrafı yalnızca dekor değildir. O fotoğraf, Doktor Cemal'in ulaşmak istediği ama hiçbir zaman tam anlamıyla olamadığı "kasaba doktoru" idealinin sessiz bir hatırlatıcısıdır. Smith'in doktoru dünyayı değiştirebileceğine inanırken, Doktor Cemal dünyanın değişmeyeceğini bilen bir adamdır.
Belki de Ceylan'ın en acımasız yorumu burada saklıdır: İdealizm bazen bir fotoğraf karesinde yaşamaya devam eder; hayatın kendisinde ise yerini sessiz bir vicdan muhasebesine bırakır.
Yorumlar