Essential Killing


Ölümüne Kaçış (Essential Killing), usta yönetmen Jerzy Skolimowski'nin Anna ile Dört Gece'nin ardından çektiği yeni filmi. Film, Afgan Muhammed'in üç Amerikalı askerin ölümünden sorumlu tutulmasının ardından yakalanması ve diğer mahkûmlarla birlikte karlar altındaki bir askerî tesise götürülmesiyle açılıyor. Konvoy sırasında yaşanan kazanın ardından Muhammed'in kaçmayı başarması ise hikâyenin asıl başlangıç noktasını oluşturuyor.

Yaklaşık on beş dakikalık bu prolog, seyirciye politik göndermeleri yoğun bir savaş filmi izleyeceği izlenimini veriyor. Ancak Skolimowski'nin asıl ilgilendiği mesele politika değil. Film, bu ilk bölümün ardından ulusal kimlikleri, ideolojileri ve savaşın taraflarını giderek arka plana iterek insan varoluşunun en temel dürtüsüne odaklanıyor: Hayatta kalmak.

Yönetmen, ana karakterini dilini bilmediği, kimseyle iletişim kuramadığı, karla kaplı yabancı bir coğrafyada tamamen yalnız bırakıyor. Böylece Muhammed artık bir asker, bir terörist ya da bir politik figür olmaktan çıkıyor; yalnızca yaşamını sürdürmeye çalışan bir insana dönüşüyor. Açlık, soğuk ve korku, bütün ideolojik kimliklerin önüne geçiyor.

Skolimowski'nin neredeyse diyalogsuz anlatımı da bu dönüşümü güçlendiriyor. Seyirciyi karakterin psikolojisini açıklayan uzun konuşmalarla yönlendirmek yerine, bedenin sınırlarını ve doğayla mücadelesini gözlemlemeye davet ediyor. Film ilerledikçe hikâye bir kaçış öyküsünden çok, insanın doğa karşısındaki kırılganlığının sessiz bir portresine dönüşüyor.

Sonuç olarak Ölümüne Kaçış, politik bir hikâyeyle başlayıp giderek bütün politik kimliklerinden sıyrılan; savaşın değil, hayatta kalma içgüdüsünün filmini çeken son derece yalın ama etkileyici bir çalışma. Skolimowski de bu sade anlatımıyla, insanın en ilkel dürtüsünün bütün ideolojilerden daha güçlü olabileceğini hatırlatıyor.

Yorumlar