Bizim Büyük Çaresizliğimiz


Bizim Büyük Çaresizliğimiz, Seyfi Teoman'ın Tatil Kitabı'nın ardından çektiği ikinci uzun metraj filmi. Yönetmen, ilk filminde bir büyüme hikâyesine odaklanırken, bu kez büyümeyi sürekli erteleyen yetişkinlerin hikâyesini anlatıyor.

Lise yıllarından beri arkadaş olan ve aynı evi paylaşan Ender ile Çetin'in düzenli hayatlarına, trafik kazasında anne ve babasını kaybeden arkadaşları Fikret'in kız kardeşi Nihal'in girmesiyle dengeler değişiyor. Fikret'in Almanya'ya gitmek zorunda kalması, Nihal'in sorumluluğunu geçici olarak Ender ve Çetin'e bırakıyor. Böylece yıllardır yetişkinliğin sorumluluklarından uzak yaşamayı başaran iki arkadaş, hiç beklemedikleri bir anda ebeveynlik duygusuyla yüzleşmek zorunda kalıyor.

Nihal için bu süreç, çocukluktan yetişkinliğe geçişin doğal bir büyüme hikâyesine dönüşürken; Ender ve Çetin için tam tersine, yıllardır erteledikleri olgunlaşma süreciyle hesaplaşmaya dönüşüyor. Filmin adı da tam olarak bu ironiyi işaret ediyor. Asıl büyük çaresizlik, Nihal'in yetim kalması kadar, Ender ve Çetin'in yıllardır yetişkin olamamış olmalarıdır.

Seyfi Teoman, bu duygusal kırılmayı gösterişli dramatik anlarla değil, gündelik hayatın küçük ayrıntıları üzerinden kuruyor. Soğuk Ankara manzaraları, karakterlerin iç dünyasını yansıtan sessizlikler ve Tatil Kitabı'nda da öne çıkan yaratıcı ses tasarımı, filmin melankolik atmosferini güçlendiriyor. Yönetmenin kamerası karakterlerini yargılamıyor; yalnızca onların birbirlerine tutunmaya çalışırken yaşadıkları kırılganlığı gözlemliyor.

Sonuçta Bizim Büyük Çaresizliğimiz, yalnızca bir büyüme hikâyesi değil; yetişkin olmanın yaş almakla aynı şey olmadığını anlatan, sade ama derinlikli bir insan hikâyesine dönüşüyor. Seyfi Teoman da bu yalın anlatımıyla, çağdaş Türk sinemasının en incelikli yönetmenlerinden biri olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.

Yorumlar