I spit on Your Grave


1979 yapımı orijinal filmin aynı adla çekilen bu yeniden çevrimi, sinema tarihi açısından ilginç bir paralellik taşıyor. Meir Zarchi'nin I Spit on Your Grave filmi, tıpkı Wes Craven'ın benzer temaları işlediği The Last House on the Left (1972) sonrasında geldiği gibi, yeniden çevrim döneminde de aynı kaderi paylaşıyor. 2009 yılında The Last House on the Left yeniden çevrilip vizyona girdikten yalnızca bir yıl sonra, 2010'da I Spit on Your Grave da yeni versiyonuyla seyircinin karşısına çıktı. Sinema tarihinin garip tesadüflerinden biri olarak, iki filmin yeniden çevrimleri de orijinal sıralamayı neredeyse birebir takip etti.

Meir Zarchi'nin yönettiği 1979 yapımı film, dört adamın toplu tecavüzüne uğrayan bir kadının sistematik intikamını anlatır. Ağır tecavüz sahneleri ve sert şiddet diliyle dönemi için büyük tartışmalar yaratan filmin en çarpıcı anlarından biri, kadının saldırganlardan birini hadım edip banyoya kilitlemesidir. Bu kastrasyon sahnesi, fallik iktidarın fiziksel olarak yok edilmesi üzerinden okunabilecek güçlü bir simgesellik taşır; kadının, kendisine yönelen cinsel şiddetin kaynağını ortadan kaldırma arzusunu en uç noktada görünür kılar.

2010 tarihli yeniden çevrim ise ilginç bir denge kuruyor. İlk bölümde, yani tecavüz sekanslarında orijinal filmin sertliğini bir miktar yumuşatırken, ikinci bölümde intikam sahnelerini çok daha acımasız ve grafik bir düzeye taşıyor. Böylece yeniden çevrim, travmayı gösterme biçiminde daha kontrollü davranırken, intikamın beden üzerindeki yıkıcılığını ise çok daha görünür hale getiriyor.

Yorumlar