The Green Hornet

The Green Hornet'in yıllara yayılan sancılı yapım sürecinin ardından proje sonunda Michel Gondry'ye emanet edildi. Ne var ki filmin sorunları daha ilk tercihlerden itibaren kendini hissettiriyor. Zengin süper kahraman Britt Reid'i canlandıran Seth Rogen'ın alışıldık komedi personası karakterle tam anlamıyla örtüşmezken, Inglourious Basterds ile büyük hayranlık uyandıran Christoph Waltz da kariyerinin en silik kötü adam performanslarından birini sergiliyor.

Bu yanlış tercihlere, yer yer gereksiz ölçüde uzayan ve abartıya kaçan aksiyon sahneleri de eklenince filmin ritmi giderek dağılıyor. Michel Gondry'nin Eternal Sunshine of the Spotless Mind ve The Science of Sleep gibi filmlerden alışık olduğumuz yaratıcı, sürreal ve deneysel sinema dili ise büyük ölçüde stüdyo kalıplarının içinde kayboluyor. Yönetmenin kişisel dokunuşları zaman zaman hissedilse de, filmin genel yapısını dönüştürmeye yetmiyor.

Sonuçta ortaya çıkan film, hem üretim sürecindeki kararsızlığın hem de stüdyo müdahalelerinin izlerini fazlasıyla taşıyan, yer yer eğlendiren ama potansiyelinin oldukça gerisinde kalan vasat bir Hollywood eğlenceliği olmaktan öteye geçemiyor.

Yorumlar