
2007'nin en büyük sürprizlerinden biri hiç kuşkusuz Tropa de Elite ve yönetmeni José Padilha olmuştu. 2011'e geldiğimizde ise Padilha, aynı başarıyı bu kez devam filmiyle tekrarlamayı başarıyor.
İlk filmde Özel Harekât biriminin komutanı Nascimento'nun görev sırasında yaşadıkları ile bunun özel hayatındaki yansımalarını izliyorduk. Devam filminde ise yönetmen hem Nascimento'nun kişisel hayatındaki kırılmaları —eşinden ayrılması, oğluyla arasındaki mesafenin giderek büyümesi— hem de mesleki yükselişini birlikte ele alıyor. Ancak bu yükseliş, onun suçla mücadelesini yalnızca sokaktaki suçlulara değil, suçu üreten sistemin kendisine yöneltmesine de neden oluyor.
İlk filmde savaş uyuşturucu çeteleriyleydi; bu kez hedef, onları var eden siyasal ve bürokratik düzen. Nascimento'nun mücadelesi büyüdükçe, karşısındaki düşman da görünmez hâle geliyor.
Filmin en büyük başarısı da burada yatıyor. José Padilha, üzerine saatlerce tartışılabilecek "sistem" kavramını son derece yalın, akıcı ve didaktizme düşmeyen bir anlatımla perdeye taşıyor. Daha da önemlisi, hikâyesini Brezilya'nın politik ve toplumsal gerçeklerinden yola çıkarırken, bunu yalnızca kendi ülkesine ait bir mesele olmaktan çıkarıp evrensel bir dile dönüştürüyor.
Tropa de Elite 2, aksiyonunu büyüten bir devam filmi olmanın ötesinde, suçun yalnızca sokakta değil, onu besleyen mekanizmalarda da üretildiğini gösteren güçlü bir politik gerilim olarak öne çıkıyor.
Yorumlar