Broken Embraces


Usta yönetmen Pedro Almodóvar'ın Broken Embraces'ı, bana göre kariyerinin en güçlü filmi değil. Ancak sinemaya yeni başlayanlara sinema dilini anlatmak için düzenlenecek bir seminerde rahatlıkla gösterilebilecek kadar öğretici bir yapım.

Almodóvar, mizansen kurmaktan karakter inşasına, kurgunun ritminden klişeleri hikâyenin doğal bir parçasına dönüştürmeye kadar sinemanın temel meselelerine, son derece yaratıcı ve usta işi çözümler sunuyor. Film bu yönüyle yalnızca izlenen değil, aynı zamanda üzerine çalışılması gereken bir sinema dersi niteliği taşıyor.

Filmde usta bir yönetmeni canlandıran Harry Caine ile ondan bir şeyler öğrenmeye çalışan Ray X arasındaki ilişki de bu okumayı destekliyor. Harry Caine, Almodóvar'ın kendisine dönük otobiyografik bir yansıması olarak okunabilirken, Ray X de sinemayı anlamaya çalışan yeni kuşağın temsilcisi gibi duruyor.

Öte yandan Harry Caine ile Lena arasındaki ilişki de yalnızca romantik bir hikâye değil. Almodóvar'ın yıllardır birlikte çalıştığı Penélope Cruz'a duyduğu sinemasal hayranlığın da adeta perdeye yansımış hâli. Cruz, yönetmenin kamerasında yalnızca bir karaktere değil, sinemasının vazgeçilmez imgelerinden birine dönüşüyor.

Broken Embraces, belki Almodóvar'ın en sarsıcı filmi değil; ama sinemanın nasıl kurulacağını, bir sahnenin nasıl inşa edileceğini ve melodramın klişelerinin nasıl yeniden üretilebileceğini gösteren son derece öğretici bir çalışma.

Yorumlar