Shutter Island

Kariyerinde birçok başyapıt bulunduran ve yaşayan en büyük yönetmenlerden biri olarak rahatlıkla sayabileceğimiz Martin Scorsese'nin yeni filmi Shutter Island, Dennis Lehane'in aynı adlı romanından uyarlanmış.

Filmin hikâyesi, temel yapısıyla oldukça tanıdık bir psikolojik gerilim üzerine kurulu. Ancak Scorsese, bu klişe sayılabilecek hikâyeyi usta rejisiyle bambaşka bir noktaya taşıyor. Adanın kasvetli atmosferi, sürekli hissedilen paranoya ve gerçeklikle hayal arasındaki çizginin giderek belirsizleşmesi, filmin gerilimini ayakta tutan en önemli unsurlar.

Bu başarının en büyük paylarından biri de kuşkusuz Leonardo DiCaprio'ya ait. Karakterinin yaşadığı zihinsel çözülmeyi son derece kontrollü bir performansla yansıtan oyuncu, Scorsese ile yakaladığı uyumu bir kez daha kanıtlıyor.

İlk bakışta yönetmenin klasik gangster filmlerinden oldukça farklı görünse de Shutter Island, özünde yine Scorsese sinemasının temel meselelerinden biri olan suçluluk, vicdan ve geçmişten kaçamama duygusu üzerine kurulu. Yönetmen bu kez silahların ve mafyanın yerine, insan zihnini suç mahalline dönüştürüyor.

Belki Shutter Island, Scorsese'nin en büyük filmleri arasında yer almayacaktır. Fakat usta yönetmen, yeni bir hikâye anlatmaktan çok, tanıdık bir hikâyeyi güçlü atmosferi, etkileyici sinema dili ve Leonardo DiCaprio'nun başarılı performansıyla yeniden kurmayı başarıyor.

Yorumlar