
Fatih Akın sinemasında müziğin her zaman özel ve belirleyici bir yeri vardır. Yönetmenin daha önceki filmlerinde de gördüğümüz gibi müzik, yalnızca atmosfer yaratmak için kullanılan bir unsur değil; karakterlerin kimliklerini, geçmişlerini ve dünyayla kurdukları ilişkiyi anlatan güçlü bir ifade biçimidir. Dünya müziğinden yaptığı seçimlerle farklı kültürleri aynı duygusal zeminde buluşturan Akın, Soul Kitchen'da da bu özelliğini koruyor.
Ancak film, yönetmenin sinemasında zirve noktaları olarak görülebilecek Yaşamın Kıyısında ve Duvara Karşı gibi yapımlarının yanında daha hafif ve daha sınırlı bir yerde duruyor. Soul Kitchen da yine Fatih Akın'ın sıkça ele aldığı kimlik problemi üzerinden hareket ediyor. Bir yere ait olamayan, geçmişleriyle gelecekleri arasında sıkışmış karakterler; yönetmenin sinemasında kendilerine geçici de olsa bir yuva arıyorlar.
Fatih Akın'ın filmleri bu anlamda birer kozmopolis gibi çalışıyor. Farklı dillerin, kültürlerin, geçmişlerin ve hayat hikâyelerinin kesiştiği bu dünyalarda insanlar arasındaki en güçlü iletişim aracı ise müzik oluyor. Soul Kitchen da tıpkı diğer Akın filmleri gibi, müziği karakterleri birbirine bağlayan, sınırları ortadan kaldıran evrensel bir dil olarak kullanıyor.
Yorumlar