Kıskanmak

Zeki Demirkubuz'un alışageldiğimiz minimal anlatılarının dışında duran Kıskanmak, yönetmenin filmografisinde farklı bir yerde konumlanıyor. Daha önceki filmlerinde insan ruhunun karanlık dehlizlerini, yalnızlıklarını ve varoluşsal sıkışmışlıklarını merkeze alan Demirkubuz, bu kez bu karanlığı erken Cumhuriyet döneminin burjuva dünyasına taşıyor.

Yönetmen, Nahit Sırrı Örik'in romanından uyarladığı filmde, bir aile içindeki kıskançlık, bastırılmış arzular ve görünmez hesaplaşmalar üzerinden yalnızca bireysel bir trajediyi değil; yeni kurulan bir toplumun sınıfsal ve kültürel dönüşümünü de sorguluyor. Neriman karakterinin yaşadığı dışlanmışlık ve değersizlik duygusu, bireysel bir ruh hâlinin ötesine geçerek, değişen düzen içinde kendine yer bulmaya çalışan bir kimliğin sembolüne dönüşüyor.

Demirkubuz, her zamanki gibi insan doğasının en rahatsız edici taraflarına bakarken, bu kez bunu daha geniş bir tarihsel ve toplumsal çerçeve içinde ele alıyor. Kıskanmak, yönetmenin alışılmış karanlık atmosferini koruyan; ancak bu kez bireyin iç dünyasından hareket ederek sınıf, modernleşme ve toplumsal değişim üzerine de söz söyleyen farklı bir çalışması olarak öne çıkıyor.

Yorumlar