The Wolfman

Korku sinemasının en sık başvurduğu figürlerden biri olan kurtadam, ilk ortaya çıktığı dönemden günümüze kadar sinemanın değişen korku anlayışıyla birlikte önemli dönüşümler geçirdi. Kimi zaman insanın içindeki vahşetin sembolü, kimi zaman ergenlik ve bedensel dönüşümün metaforu, kimi zaman da toplumsal dışlanmanın bir yansıması olarak kullanıldı.

Fragmanlarının yayınlanmaya başlamasıyla birlikte, güçlü oyuncu kadrosunun da etkisiyle bu film belirli bir beklenti oluşturmuştu. Ancak bu beklentinin asıl nedeni belki de kurtadam mitinin sinemadaki evriminin son noktasından ziyade, köklerine dönüş yapmayı tercih etmesiydi. Filmin vizyona girmesiyle birlikte bu öngörünün büyük ölçüde karşılık bulduğu görüldü: Gotik atmosfer, klasik kurtadam tasarımı, sapkın bilim insanları, gizemli çingeneler ve lanet fikriyle yapım, korku sinemasının eski kodlarına bilinçli bir şekilde geri dönüyor.

Bununla birlikte film, yalnızca nostaljik bir canavar hikâyesi olarak kalmıyor. Senaryoya eklenen baba-oğul çatışması ve bu çatışmaya dahil olan polis karakteri, anlatıya daha toplumsal bir okuma imkânı kazandırıyor. Güç sahibi olan, sömürülen ve zamanla iktidarın başka bir biçimine dönüşen karakterler üzerinden film; bireysel lanetin ötesinde sınıfsal bir miras ve güç ilişkileri üzerine de düşünme fırsatı yaratıyor.

Yorumlar