
Semih Kaplanoğlu'nun vizyona çıkış sırasına göre Yusuf Üçlemesi'nin ilk filmi olan Yumurta gibi Süt de son derece minimal bir anlatıyı benimsiyor. Ancak Yumurta'daki sadelik ve dingin tempo, seyirciyi yormadan anlatının içine çeken doğal bir ritim kurarken; Süt'te yönetmen metaforların yoğunluğunu ve uzun plan kullanımını belirgin biçimde artırıyor. Bu tercih şiirsel atmosferi güçlendirse de, yer yer filmin ritmini hantallaştırıyor ve anlatının duygusal akışını sekteye uğratıyor. Kaplanoğlu'nun sabır isteyen sinema dili Süt'te daha talepkâr bir hâl alırken, sembollerin giderek görünürleşmesi filmin etkisini zayıflatıyor. Sonuç olarak Süt, yönetmenin sinema anlayışını en saf hâliyle yansıtan filmlerinden biri olsa da, bu estetik tercih nedeniyle izleyicisiyle arasına zaman zaman gereğinden fazla mesafe koyuyor.
Yorumlar