
Martyrs, 2000'li yıllarda yükselişe geçen Fransız korku sinemasının en çarpıcı ve en sarsıcı örneklerinden biri. İlk bakışta sert bir intikam hikâyesi gibi başlayan film, ilerledikçe yön değiştirerek psikolojik ve felsefi bir sorgulamaya dönüşüyor.
Pascal Laugier, gerilimi filmin sonuna kadar diri tutmayı başarıyor. Hikâye, seyircinin beklentilerini sürekli değiştirirken merak duygusunu hiç kaybetmiyor. Finalde yaptığı büyük açılım herkes için aynı ölçüde tatmin edici olmayabilir; ancak film, yalnızca şok etkisine yaslanan bir korku filmi olmanın ötesine geçerek kendi düşünsel çerçevesini kurmayı başarıyor.
Martyrs'ın en güçlü yanı, şiddeti amaç hâline getirmemesi. Filmdeki fiziksel dehşet, acının, inancın ve insanın sınırlarını sorgulayan daha büyük bir fikrin parçası olarak kullanılıyor. Bu nedenle izleyiciyi rahatsız eden şey yalnızca gördükleri değil, filmin sordurduğu sorular oluyor.
Pascal Laugier de bu filmle, yalnızca sert sahneler çeken bir korku yönetmeni olmadığını gösteriyor. Oyuncu yönetimi, atmosfer kurma becerisi ve tür sinemasını felsefi tartışmalarla buluşturma çabası, onu çağdaş korku sinemasının dikkatle takip edilmesi gereken isimlerinden biri hâline getiriyor.
Yorumlar